İzleyiciler

17 Temmuz 2023 Pazartesi

İMAN AĞACI VE MEYVELERİ:

 İmân Ağacı ve Meyveleri:

Müminin kalbinde kök salan bu kelime bütün   iyilik ve 

güzelliklerin kökü mesabesindedir,amelleri değerli ve geçerli  kılan odur. 

İmana ve ihlasa dayanmayan söz ve davranışlar ise köksüz ağaç gibidir.

Ayette geçen güzel ağaçdan maksat ise mü’mindir.

Duygu ve düşünceleri iman ve ihlasla sulanan mümin her an güzel

yemişler 
sunan verimli bir ağaç gibidir.Bu ağacın kökü derinlerdedir.

Şüphe   ve inkar rüzgârları, ilhad selleri bu köklü ağacı sökemez.

Mümin  güçlü iman sayesinde dimdik ayaktadır. Bu ağacın görüntüsü de

güzel, meyveleri de güzeldir.Mevsimlik değildir, her an meyve sunar.

İslam medeniyet ve toplumların   yapısını ve görüntüsünü de ortaya

koymaktadır. 
İslam   medeniyeti asıl itibariyle vahye dayanır. Yanıp

sönen duygulara, geçici heveslere, 
fertlere, zaman ve zemine göre değişen

düşüncelere dayanmaz. Bütün eşya ve olaylar  
yaratıcının varlığı ve birliği

esasına göre değerlendirilir. Tevhid temel ölçüdür. Fert ve 
toplum hayatı

tevhid zeminine oturtulduğu   zaman sağlamdır. İman zemininde yükselen

İslam medeniyeti  dalları semayı kaplayan muhteşem bir ağaç gibi asırlarca

insanlığa güzel meyveler sunmuş, inançsızlık çölünde  bunalanları gölgesinde

serinletmiştir.


 Her ağacın bakıma ihtiyacı olduğu   gibi iman ağacının da bakıma ihtiyacı vardır.

Mümin   onu her an faydalı ilim, salih amel, tefekkür ve tezekkürle sulamalıdır.

Aksi halde o da diğer ağaçlar gibi kurumaya yüz tutar.

Hz. Peygamber   (s.a.v) bu durumu şöyle ifade etmişlerdir:

“Elbisenin eskidiği gibi iman da kalp de eskir. 
İmanınızı   yenileyiniz”

 (A. İbni Hanbel Müsned 2/359) İman, öğretimin yanında  bilhassa 
eğitim

işidir. Davranışlara yansımayan iman   yapraksız, meyvesiz ağaç gibidir.

İslamiyet 
hayattan dışlandıkça   verim azalmakta, kullanılmayan ilaç gibi

etkisiz kalmaktadır. Kökü 
kâim, meyvesi daim olan bereketli İslâm ağacı   

yanında bir de köksüz ve meyvesiz inkâr 
ağacı vardır ki yüce   Mevlâ

bunu da şöyle tanımlamaktadır:

“Kötü bir kelime de, yerin üstünden koparılmış,  sabit olmayan kötü bir

ağaç gibidir.  
(İbrahim: 26)  Buradaki kötü kelimeden   maksat inkar, kötü

ağaçtan murad ise kâfirdir.  
İnkar ağacının   ne kökü, ne dalı ne de faydalı

meyvesi vardır. 
İnkara   dayalı söz ve davranışların ne Allah katında ne de

insanlar yanında değeri vardır. 

Bu ağaç insanlığa   hep zehirli meyveler sunmuş,

hali hazırda da sunmaktadır. 
Bu ağacın   hayatı tabiî değildir.

Şeytan ve onun askerleriyle ayakta tutulmaktadır. 
Yalan ve nefret

suyuyla sulanmakta, sahte meyveler vermektedir. 
Bu ağaç Firavun

ve Nemrutları ve onların yandaşlarını gölgelendirmektedir.

Fakat hep altındakilerin tepesine yıkılmıştır.  Zira köksüzdür.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder