Şeytanlar, hayra hiçbir kabiliyeti olmayan, sırf şer işleyen
ruhani bir varlık nev'idir. 'Nar-ı semum'dan, yani dumansız
ve harareti çok şiddetli bir ateşten yaratılmışlardır.
(hicr, 27) iblis'in asıl adı, azazil idi. Cenab-ı hakk'ın hz. Adem'e (a.s.)
Secde etme emrinden yüz çevirmesi ve bu secde emrine kibirlenerek
isyan etmesinden sonra, “iblis” ve “şeytan” isimlerini aldı.
Şeytan, insanı yoldan çıkarmak için birçok hileye başvurur.
Bu hile ve desiselerin en mühimlerinden bazıları şunlardır:
1. Şehvet ve öfke; bunlar şeytanın insana tesir etme yollarının en
büyükleridir. Bu sebepledir ki, hadis-i şerifte: “şeytan kanın bedende
cereyanı gibi insan vücuduna hulul eder. Onun yollarını açlıkla (oruçla)
daraltınız” buyurulmuştur. Çünkü şeytanın insana en büyük hulul yolu
şehvettir. Açlık ise şehveti kırar.
2. Hased ve hırs: hırslı insan, hakkı
görmekten kör ve hakikatı duymaktan sağır olur.
3. Tama; şeytan insana tama ettiği şeyleri çeşitli riya ve hilelerle
sevdirir. Öyle ki, adeta tama ettiği şey, insanın mabudu olur.
4. Acelecilik; acele anında insan düşünmeye fırsat bulamaz.
Şeytan da bu anda ona vesvese verebilir.
5. Cimrilik ve yoksulluk korkusu; bu korku,
insanı infaktan alıkoyar ve mal yığmaya davet eder.
6. Şeytanın kalbe nüfuz ettiği kapılarından biri de dine
hizmette mezhep ve meşreb taassubudur. Böylece onu, kendi
mezhep ve meşrebinde olmayanlara karşı kin tutmaya, onları
küçümsemeye ve hakaretle bakmaya sevkeder. Bu hal çok tehlikelidir.
Fasıklar gibi, abidleri de helake götürür.İnsanları hakir görüp onlarda
kusur aramak kötü bir haslettir.
Fakat şeytan bu kötü hasletleri dine hizmet perdesi altında insana hoş
gösterir ve yerleştirir. Kişi bu hareketiyle din namına bir gayret sarf ettiğini
sanarak kendisinde sevinç ve neş'e hisseder. Halbuki o, tamamen şeytanın
tuzağına düşmüştür.
7. Şeytanın aldatma yollarından biri de, kulu insanlar arasındaki mezhep,
meşreb vegörüş ihtilafları ile ve bu husustaki dedikodularla, lüzumsuz işlerle
meşgul etmesidir.
8. Şeytanın kalbe giriş kapılarından biri de cehalet ve gafletleri veya
günahlara dalmaları sebebiyle akılları darlaşan, muhakemeleri kıtlaşan
bazı kimseleri, akıllarının almayacağı imani meseleler üzerinde düşünmeye
sevkedip, şüpheye düşürmesidir.
9. Sui-zan; kim bir insan hakkında kötü düşünmeye başlarsa, şeytan
bu kimseyi o adamın aleyhinde gıybet etmeye sevkeder. Yahut o adamın
hakkına riayet ettirmez.
Ona hakaret gözüyle baktırır. Şeytanın hile ve desiseleri, insana nüfuz
yolları elbette sadece bunlardan ibaret değildir. Kişilere, devirlere, şartlara
göre çok değişik şekiller arz eder.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder