Kavrulmuş çöle düşen yağmursun
Karanlık bir devre doğan nursun
Mekke ağlamakta, Medine durgun
Bir daha gel de Ey nebi gülmeyen yüzümüz gülsün.
Ayak bastığın toprak bereketlenir
Seni misafir eden gök şereflenir
Aşkına senin Ey Sultanım
Dağ, taş, arz ve sema dillenir.
Seni bilmeyene ilim ne gerek
En büyük ilim seni yaratanı bilmek
O’nu sevenler gider dünyadan gülerek
Yine O’nu bilmekten geçer O’nu sevmek.
Hiç kaldırmadı geceler boyu anlını secdeden
Allah’ın izniyle kameri ikiye böldü aniden
Cehennem ateşi görmez onu her daim seven
Ya Rab!
Ayırma bizleri de O’nun izinden.
Dildesin, gözdesin, gönüldesin Ey Canan
Cenneti, ukbayı neylesin senin vuslatına varan
Keşke olmuşlardan biri de ben olsaydım sana kavuşan
Başka güzeli görür mü nur cemalini seyre dalan
Yaratan Allah’tır biliriz elhamdülillah
Yaratılışımızın sebebi de sendendir Ya resululah
Alemlere rahmet diye gönderdi seni Hak Teala
Adem senin hürmetine affedildi Ey Muhammed Mustafa!(s.a.v.)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder